NAR KREŞİ
Şeyda BAYRAKTAR
Okunma Sayısı: 313
Şeyda BAYRAKTAR

4 Yapraklı Yonca

20 Nisan 2018 tarihli yazısı

Yarın ölecekmiş mi bugünü yaşabilir misin?

Ben yaşarım, sende yaşa…
Lütfen!
Her dakika aleyhimize işliyor.
10, 9, 8, 7, 6 ,5 …… 0
Haydi, şimdi silkelen,
Şu güzel havaların tadını çıkar
Hayat bize küçük fırsatlar sunuyor değil mi?
Bu fırsatları fark et
Uyan!
Senin başka bir hayatın yok.
Çok mutlu olacaksın.
Gözlerini iyice aç, şu baharın muhteşem büyüsünü kaçırma
Meyve ağaçlarının çiçekleri yağlı boya tablolarına benziyor
Aşık bülbüllerin sesi de muhteşem bir beste
Ve sen 4 yapraklı yonca arıyorsun
Eğer bulabilirsen onu asla bırakma
Sımsıkı sar ya da sakla
Kendine de çok iyi bak olur mu?
En sevdiğim bir tiyatro oyunundan bir tirad ile yazımı tamamlıyorum
Lütfen sen de oku ;
“Ölüm, garip, iğrenç, korkunç bir böcek olsa ve yoldan geçen birinin yakasına konsa. Siz de onu görseniz. Yolda durdurup: “Affedersiniz, müsaade eder misiniz? Yolunuzu kestim ama üzerinize ölüm konmuş” demez misiniz? Şöyle iki parmağınızı uzatıp onu fırlatıp atmaz mısınız? Ne mükemmel olurdu doğrusu…”

Fakat ölüm bir böcek değil. Bu gelip geçenlerin arasında birçokları onu üzerlerinde taşıyorlar, ama görünmüyor. Onun için de korkusuz, rahat rahat dolaşıp, yarınki, yarından sonraki hayatlarını kuruyorlar. Örneğin ben.

Bakın, şurada bıyığımın altında, dudağımın üstünde pek hoş duran küçük çiçeği görüyor musunuz? Doktorlar buna ne diyorlar, biliyor musunuz? Oh! Çok hoş bir adı var. Karamele gibi tatlı bir ad: Epitolioma… Söyleyin benimle beraber, siz de tadını duyacaksınız.

“Epitolioma”. Çiçeklere takılan adlara da benziyor değil mi?

Nedir bu biliyor musunuz? Ölüm.”
Luigi Pırandello

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

SON KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0532 415 9404