Son Kocaeli
akkurt 2
Utku ERİKLİ
uerikli61@gmail.com
Okunma Sayısı: 1119
Utku ERİKLİ

Sevgi ve hoşgörü üzerine

10 Aralık 2014 tarihli yazısı

 “Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...”

Mevlana Celaleddin Rumi

Hz. Mevlana (k.s) bize örnek olan yaşantısı ve düşüncesiyle günümüze değin ışık tutmuş, gerçek aşkın ne olduğunu sözleri ve sohbetleriyle yaşatmış ve miras olarak bizlere bırakmış rehber insan...

Hz. Mevlana’nın sevgi anlayışı dil, din ve ırk gözetmeyen, tüm insanları kuşatıcı nitelikte bir hoşgörüydü. Hz. Mevlana’nın öğretisi yüzyıllardır tazeliğini koruyor. Her yıl ülkemizde ve farklı ülkelerde etkinlikler, anma programları tertip edilirken, Hazretin bıraktığı manevî miras hepimizi halen fikren ve kalben mamur edebiliyor. Dervişlerin, velilerin hiç şüphesiz Allah’a olan yakınlığı üzerinden oluşan bu etki kişinin “kendini bilmesi” için bir reçete. İnsan kendi benliğinden azade yaşayamaz, fakat aynı insan başka “ben” lerin esiridir. Hem ondan bağımsız yaşamak sözkonusu değil, hem başka “benlerin” dediklerinden çıkmak mümkün görünmez. Bu ikircikli durum nefsin yarattığı kargaşaya işaret ediyor. İnsanı kendisine kuyruk yapan nefis, dünyayı arzulamaktan başka bir eğilime sahip değildir. İnsanı da gün gün dünyanın önünde diz çöktürür. Fakat çok azımız bunun farkına varabiliriz. “Kendini bilmekten” uzak yaşayan bireyin, benliğinin kölesi olarak tüm hırslarını, hatalarını birer organizma gibi yaşatabilmesi çok zor değildir. Derviş o dur ki insanı tüm manevî hastalıklarıyla tanıyıp ona rehber olur. Bütün çıkarlardan uzak, kendini tanımaya namzet, sevgi ve hoşgörü yurduna amade bir insanın varlığına duyulan özlem… Hem de bu çağda! İronik bir yaklaşım değil bu; eğer bu özlemleri insanda toplayan atar damarlardan biri olarak Allah’ın dostlarını görürsek.

İşte yüzyıllar önce toplumu mamur eden, zihinleri ve kalpleri feraha kavuşturan bir veli olarak görebileceğimiz Hz Mevlana da atar damarlardan biriydi. Bağlılarını halkaya toplar, sohbet eder ve onlara: “Allah’ı sıkça anın.” Buyururdu. Anmaktan maksat yaradanı zikretmekti. Dünyanın tuğla tozu kadar silik ve ciddiye alınmaz bir yer olduğunu, onun melanet olduğunu şiar edinen dervişlerde bulunan yüksek ahlak, yüzyıllar geçse de silinecek değildir. Tıpkı Hz Mevlana’da olduğu gibi…

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

SON KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0532 415 9404