Kocaeli’de 25 yıl fırın açılamaz

Kocaeli Fırıncılar Odası Başkanı Ali Sarı, bakanlık tarafından hazırlanan tasarı uygulamaya geçtiğinde şehirlerde her 7 bin kişi için bir fırın açılabilecek. Kocaeli’deki fırın sayısı ve il nüfusuna göre, 25 yıl Kocaeli’de yeni bir fırın açılamayacak

HABER SERVİSİ

Haber
HABER SERVİSİ

EKMEK UCUZLAR

Sarı, “ Nüfusumuz oranda fırınımız olursa kapasitemiz artar ve bizde ekmeği ucuza satabiliriz. Bugün 1.25 olan ekmek beklide 90 kuruş-1 lira arası satılır” dedi. Fırıncıların şehrin dışına taşınması fikrine sıcak baktığını söyleyen Ali Sarı, “Biz varız, her 5-10 fırın birleşip şehir dışında bir komplekste kendi üretim tesisini açsın, mevcut fırınlarımızda satış ofisimiz olsun” dedi.

 

 

Kocaeli’de kaç fırın var ve bunların tümü size üye mi?

Kocaeli’de ilçeleriyle birlikte hatta köyleri kattığımızda 500’e yakın fırın bulunuyor. İl merkezinde 95-100 fırın bulunuyor. Bu fırınların 250 tanesi bize üye.

Geriye kalanlar neden üye değil?

Bu bizim için ciddi bir sıkıntı. Fırıncılar arasında ticaret odası üyeleri de var. Şirketlerin kanunen ticaret odalarına üye olması gerekiyor. Bu yüzden bize üye olamıyorlar. Ama bundan daha büyük bir sıkıntımız daha var. Karma odaların ilçelerde fırıncıları üye olarak alması gibi. Gebze’deki fırıncı Gebze Esnaf Odası’na yani karma odaya üye olabiliyor. Bu sadece fırıncılar için geçerli değil.  Kasaplar odası da ilimizde bir tane ve onlarda aynı sorunu yaşıyorlar. İl geneline hitap eden bir oda varken karma odalara üye olunuyor olması bizim için sıkıntı.

SAVAŞAN BİZİZ TARİFEYİ DAĞITAN ONLAR

Pide satış tarifesiyle uğraşan biziz, ama bugün bir ilçe esnaf odası “Benim tarifemi benim ilçemdeki fırına sen dağıtamazsın” diyor. Var mı böyle bir şey. Biz oda olarak her ilçedeki meslektaşlarımızın sorunuyla ilgileniyoruz, ekmek ve pide zammı döneminde herkesle tartışıyoruz, eleştirilere göğüs geriyor, gerekirse mahkemelik oluyoruz. Sonra biri çıkıyor sen benim ilçemde tarife dağıtamazsın diyor. Olacak iş değil bu. Sorunlarla biz ilgileniyoruz odalar para almak için tarifeyi biz dağıntıcağız diyor. Fırıncıya ne vermişsin ki tarifesini ben vereceğim diyorsun.  

BİR DÜZENLEME GELECEK

Biz profesyonel olarak ücretli maaşlı oda çalışanı değiliz. Benim kendi fırınım var ve oradan feragat edip buraya gelip fırıncı meslektaşlarımız için bir şeyler yapıyoruz. Ticaret il müdürümüzle görüştük. Kendisi bize “Siz dilekçenizi yazın, Kocaeli Fırıncılar Odası olduğu için tüm ilçelerde komisyon kurdurayım, oradaki tüm fırıncıları odaya yönlendirelim” dedi. Olması gerekende buydu, bunun mücadelesini veriyoruz. İnşallah bu dönem, bu sorunu çözeceğiz. İlçelerde ihtisas odası yoksa karma odaya üye olabilir. Ancak ihtisas odası varken karma odaya üye olunması çok mantıklı değil. Ramazandan sonra bütün yoğunluğumuzu bu tarafa vereceğiz.

 

Fiyat tarifesi çıkartıyorsunuz ama yinede bazı fırınlar ucuz ekmek satıyor, tarifeye uyulmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim aldığımız fiyat en üst fiyattır, bunun üzerinde satamazsınız ama altında satabilirsiniz. Biz çok rekabete girmiyoruz ve rekabetin neler götürdüğünü hep birlikte zamanında izledik.  Fırıncı esnafı birbirine bağlı bir topluluk ve bu yüzden genelde aynı fiyatı uyguluyoruz. Ama şu yapılıyor; marketlere 1.25 TL’lik ekmek 90-80 kuruşa veriliyor. Kendisi bir kuruş kar etmiyor, belki de zarar ediyor kapasitesi dolsun diye markete ucuz ekmek veriyor. Zaten yaptırım uygulamaya kalksak rekabet kurumu bize ceza yazıyor.

 

Kocaeli’de günde kaç ekmek üretiliyor

1 milyon 700 bin nüfusu olan ilimizde normalde üretmemiz gereken ekmek sayısı 1 milyon, 1 milyon 100 bin civarı. Son yıllarda pide fırınları, çiğ köfte, hazır yemek, lokantalar içerisinde kullanılan küçük fırınlar bizim ekmeğimizi bayağı böldü. Bunun yanında İstanbul’dan ve İzmir’de ki büyük firmalar, büyük marketlere gelen paket ekmekler bırakıyor. Bu da satışı azaltıyor. Bizim, Kocaali’de günlük ürettiğimiz ekmek bir milyon, bir milyon yüz bin’i bulmuyor. Bu rakamı 500 fırına böldüğümüzde fırın başına 2 bin ekmek düşüyor. Bu çok düşük bir kapasitede çalıştığımızı gösteriyor.  

Peki, pide durumu nedir?

Pideye geldiğimizde, ramazan yaz ayına denk gelirse pide satışı azalıyor. Sebebi, yaz aylarının uzun ve sıcak oluşu. Akşam iftarında suyla açılan oruç, susuzluk giderilsin diye bol sıvı alınması pide tüketimini azaltıyor.   Karpuz yenmesi, soğuk içecek tüketilmesi derken iştah kalmıyor. Ve böylece 4-5 kişi bir kütçük pide tükete biliyor. Yaz aylarında birde öğrencilerin olmaması ki 60-70 bin öğrenci bulunuyor kentimizde. Bağı bahçesi olan köyüne, gidiyor tatile gidenler oluyor, derken İzmit’in nüfusu yarı yarıya düşüyor. Ee kime satıcağız biz pideyi. Ancak 4-5 sene sonra eskisi gibi o uzun pide kuyruklarını göreceğiz. Kış aylarında pide tüketimi 2 katına kadar çıkıyor. Günlük pide üretimimiz ekmeğin yarısı kadardır, yani 1 milyon ekmek üretiliyorsa ramazanda 500 bin pide üretilir.

Ramazan ayı fırıncılar için kazanç ayı mıdır?

Fırınların önündeki pide kuyruğuna aldanmayın. Ekmeğin satıldığı normal günlerde sabah 06.00’dan akşam 24.00’a kadar ekmek satılıyor. Ramazan da ise iftardan en fazla 2 saat önce pide satışı başlıyor ve iftar saatinde sona eriyor. Bir daha ertesi güne kadar pek iş olmuyor. Bu durum görenleri yanıltıyor haliyle.

Ekmek ile pide hamuru arasında fark var mı?

Çok farklı. Pidenin unu da farklı, yoğrulması da farklı, ustalığı da farklı…  Şöyle söyleyeyim, pide en lüks undan yapılır. Mesela pidede kullandığımız unu ekmekte kullanmamız yasak, çok beyaz olduğu iççin.  Pide de ki o kabarıklığı, o yumuşaklığı alabilmemiz için unun çok çok iyi olması şart. Pide hamuru daha gevşek olur ekmek hamuruna göre. İyi bir ustanın elinde güzelde pişirildiğinde o lezzeti yakalarsınız.

İFTARDA ALINAN PİDE SAHURA KADAR BAYATLAMAMALI

Pide, ekmek kadar çabuk bayatlamaz. Neden derseniz, pidedeki su oranı daha çok olduğu için geç bayatlar, dayanma süresi daha fazladır. Eğer iftarda aldığın pideyi sahurda yiyemiyorsan o pidenin kalitesi eksiktir. O pidede bir sıkıntı var demektir.

Askıda pide, ya da askıda ekmek uygulamasına rağbet var mı?

Tabi ki var. Özellikle ramazan ayında çok daha fazla oluyor bu. Daha dün bir arkadaşım yüklü miktarda para getirdi. Ramazanda her gün 50 tane pide askıya koyarsın dedi. Bunun gibi bir sürü arkadaşımız var, zekatına sayıyor, parasının çokluğuna sayıyor ve geliyor fırınlara askıda pide koyduruyor. Tezgahtar arkadaşlarımızda ihtiyaç sahiplerini iyi gözlemliyor. İhtiyaç sahibi olmayanlarda çok nadir gelip o pideyi alıyor. Ona da bir şey deme hakkımız yok. Eğer o cesareti gösterip o ekmeği istiyorsa, sen ihtiyaç sahibi değilsin deme hakkımız yok. O da Allah’la onun arasındaki olan bir durum. 

 

İndirimli ekmek kartını anlata bilir misiniz biraz?

Yüzde 25 indirimli kartımız var ve bu karta sahip olanlar istedikleri kadar ekmek alabiliyorlar. Bizim buradaki amacımız şu, ekmeği 1 TL’den pideyi 2 TL’den durumu kısıtlı olan ailelere satmak. Bayilere zaten 1 liradan, 2 liradan hatta daha ucuza veriyoruz, bizde dedik ki aynı imtiyazı dar gelirlilere de sağlayalım. O dönem 24 bin aileye kart dağıttık. Bizim burada bir kaybımız yok. 14 bin 41 Kartlıya da bu imkanı sağladık. Sonradan ekmeği 1.25 yapmadan önce bir çalışma daha yaptık ve 20 bin kart daha dağıttık. Şuan 50 binin üzerinde aileye bu kartı verdik.

İndirimli ekmek satışı kimin fikriydi?

Dar gelirli aileleri gördük, çok ekmek tüketen bu ailelerin durumunu basından takip ettik, bunlara bir katkı sağlamak istedik. Günde 1 ekmek tüketen vatandaş için yüzde 25’in hesabı yapılmaz ama öyle aileler var ki günde 10 ekmek tüketiyor. Karınlarını ekmekle doyuruyor. Bunlar için böyle bir fikir attık ortaya, dönemin valisi Ercan Topaça’nın da projeye destek vermesiyle hayata geçirdik.

Ekmek israfı çok mu?

Haddinden fazla ekmek israfı var. İki yıl önce Cumhurbaşkanımız, Başbakanken ekmek israfıyla ilgili bir çalışma başlatmıştı. Federasyonda işin içindeydi. Türki’ye genelinde 6 milyon ekmek çöpe atılıyordu. Şimdi ise konuşulan rakam 5 milyon seviyesinde. Ekmeğini çöpe atma kampanyaları yapıldı, tüketeceğin kadar ekmek al kampanyaları yapıldı.

AKŞAMDAN KALAN EKMEK 60 KURUŞA SATILIYOR

Fırın açılmasının önüne geçildi son dönemde. En önemlisi ise bizimde 5-6 yıldır yaptığımız bir uygulama var. Akşamdan kalan ekmeği ertesi gün yarı fiyatına satıyoruz. Bu da israfın önüne geçilmesinde önemli etki sağladı. 500 fırının her birinde günde en az 100 ekmek bayatı vardır. Biz bunları un parasına 60 kuruşa sabahları satıyoruz.

İsteyen herkes fırın açabilir mi?

Açamaz, zaten bakanlığın yeni bir uygulaması var. Henüz yürürlüğe girmedi ama bundan sonra her 7 bin nüfusa 1 fırın izni verilecek. O olduğunda daha güzel olacak. Eczacılarda var bu biz de elimizden geleni yapıyoruz. 7 bin nüfusa 1 fırın dediğimizde otomatik olarak Kocaeli’de 20-25 yıl daha yeni fırın açılamayacak demektir. Yüzde 30 olan kapasitemiz yukarılara doğru çıkmaya başlayacak. Bu da ekmeğin ucuzlamasına neden olacak.

FIRINCILAR ŞEHİR MERKEZİNDEN ÇIKABİLİR

Mevcut sistemde bina altlarına artık fırın ruhsatı verilmiyor. Hatta bitişik nizamdaki binalara da verilmiyor. Şehir merkezlerinde fırın kurabilecek yer yok. Bir zamanlar galericiler sitesi yapıldı ve bütün galericiler bir sitede toplandı. Biz de fırıncılar olarak bunu yapmaya hazırız. 5-10 kişi birlikte imalat kurup tezgahlarında satışa devam edebiliriz. Tüm fırınlar şehir merkezinden çıkmış olur.  

BELEDİYE MÜCADELE EDİLOR

İzmit Belediye Başkanımız Nevzat Doğan’ın kaçak fırınla ilgili mücadelesinde hakkını vermek lazım çok çalıştı ve mücadele etti. Ama ruhsatsız olduğu için kapatılan bir fırın mühürlendi. O mührü işletme sahibi söktü, orada yeniden ekmek üretimine başlanıldı. Savcılığa suç duyurusunda bulunda, mahkeme yürütmeyi durdurma verdi, mahkeme nihai kararını verince kapanacak ama adam o zamana kadar üretim yapacak.

 

Kentimizde üretilen ekmekle İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde üretilen ekmek arasında fark var mı?

Olmaz mı, hem de büyük farklar var. Ankara’nın ekmeğiyle mukayese bile edilemez. Ankara’da genelde fabrikasyon ekmek üretilir. Ankara 5 milyon nüfuslu bir şehir. Bütün Ankara’da toplasan 500 tane fırın çıkmaz. Çünkü fabrikasyon ile üretilen ekmekler 50 bin 100 bin kapasiteli. Dolayısıyla bizim gibi kara fırınlarda el emeğiyle ekmek yapılmıyor. Bizim lezzetimiz diğer illerle bir olmaz. Sakarya’da güzel ekmek yapar. Ama geçen hafta Kahramanmaraş’taydım ekmek yiyemedim. Küçük il ama ekmek kültürü farklı. Onlar tamamen maya ile katkılı ekmek yapıyor. Bir çuval una 8 paket maya koyuyorlar. Ben bir günde ancak 8 paket maya kullanıyorum. Biz ekmeği maya ile değil doğal kabartıyoruz. Bugün İzmit’in en kötü fırını, birçok ilin en iyi fırınından daha güzel ekmek yapar. 

PAHALI DEĞİL KALİTELİ

Kocaeli’de ekmek pahallı değil, Kocaali’de ekmek kaliteli. Hizmet kaliteli. Pazardan alınan 3 kuruşluk gömlekle, mağazadan aldığın markalı gömleğin kalitesi aynı mı? Birini 2 gün giyiyorsun 3 yıkama sonra atıyorsun. Diğerini bıkana kadar giyiyorsun.

 

EKMEĞİ AZ TÜKETİN

Sağlık açısından ekmeği bende az tüketin diyorum. Bir öğünde bir ekmek tüketmek sağlığa zararlıdır.  Fırıncılar ekmek çok tüketilsin de ne olursa olsun diye düşünmüyor. Hiç tüketmemekte olmaz. Gizli gizli lahmacun yiyip ekmek tüketmeyin demekte olmaz. Günde 200-250 gram ekmeğin üzerine çıkmamak gerekiyor. Fırınlarımız artık zenginleşti, köy ekmeği, tahıl ekmeği, kepekli ekmek gibi 20 çeşit ekmek var. Her gün farklı farklı ekmek tükete bilir vatandaş. 

 

BEYAZ EKMEK ZARARLI DEĞİL

Beyaz ekmekte zararlı değil. Artık beyaz ekmeğin içerisindeki kepek oranı artırılmış ve tuzu azaltılmış. İddia edildiği gibi sağlığa zararlı değil. Şuan yönetmeliğimize göre 1 çuval una 500 gramdan fazla tuz atamazsın. Attığımızda insanları tansiyon hastası yaparsın. Devlet bunu yakalarsa 15.400 TL ceza kesiyor 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

SON KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0532 415 9404